![]()
![]()
Medyada, 22 Temmuz seçimlerinden sonra MHP'yi ne yaparsa yapsın, eleştiren bir koro oluşmaya başladı. Hepsi AKP karşısında MHP'ye bir takım sorumluluklar yüklüyor ama ne ilginçtir ki içlerinden hiçbiri MHP'ye oy vermemiştir. Kimi CHP'nin politikalarına göre hareket etmediği için MHP'yi eleştiriyor, kimi patronunun hırslarını tatmin etmek için MHP'yi eleştiriyor, kimi de MHP düşmanı Melih Gökçek'in önlerine attığı yağlı kemikleri ile beslendiği için MHP'yi eleştiriyor, aynı Kibar Feyzo örneğinde olduğu gibi...(Yakında kendisi ile bu köşeden ilgileneceğiz, acaba o zaman bir daha MHP'nin 'M'sini ağzına alabilecek mi göreceğiz)
Türkiye'de AKP'ye karşı en mantıklı, en ölçülü ve en sert muhalefeti MHP yaparken, MHP ile ilgisi olmayan, çoğunluğu CHP'li yazarlar, yorumcular MHP'yi AKP'nin işbirlikçisi olmakla suçluyorlar...
Hangi konuda? Cumhurbaşkanlığı seçimleri ve şuan gündemde tartışılan "başörtüsü yasağı" için MHP'nin AKP'yi köşeye sıkıştırdığı teklif konusunda...
Biz bu iki konuda da MHP'nin nasıl AKP'nin işbirlikçisi olduğunu bir türlü anlamadık ama bunlar o muhteşem zekâları ile bu işbirliğini çözüyorlar...
CHP başta olmak üzere, CHP'ye benzer oluşum, kurum ve kişilerin AKP'nin politikalarını besleyen eylem ve söylemleri, AKP'nin %47 olmasını sağlamış ve AKP'nin ikinci defa tek başına iktidar koltuğuna oturmasını gerçekleştirmiş ama 70 milletvekili ile T.B.M.M'ne girmiş MHP, bunlara göre her konuda suçlu...
Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde, oylamaya katılarak, üç turda da kendi adayını desteklemiş MHP'ye, Abdullah Gül'ü destekledi suçlaması en hafif tabiri ile aptallıktır. Neymiş, MHP CHP gibi hareket ederek T.B.M.M'ne girmeyecek ve tıkanan meclis iradesi tekrar seçime gidecekti ve o seçimlerde MHP'nin T.B.M.M'ne tekrar girmesi engellenecekti. AKP'nin 'İslamla, Müslümanlıkla' alakası olmayan politikalarını deşifre etmek yerine, direkt İslamı değerlere saldırarak, AKP'ye seçim meydanlarında "Müslüman Cumhurbaşkanı seçtirmediler" sloganını kazandıran ve bu merkezden siyasi rant toplamasını sağlayan bu çevreler, kendilerini zeka küpü sanmaktadırlar.
Madem CHP, MHP'yi o kadar çok seviyordu da, T.B.M.M Başkanlığı seçimlerinde niçin oyunu MHP'nin adayına vermedi de, AKP'nin adayı Köksal Toptan'ı destekledi?
CHP de, AKP de çatışma ve gruplaşmadan birbirini beslemektedir ve ara sıra bunun ödülünü birbirlerine vermektedirler.
BOP Eşbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın siyasi yasağını kaldırarak, Türkiye'nin bugünlere gelmesini sağlayan CHP Genel Başkanı Deniz Baykal "Erdoğan'ın yasağının kalkmasına destek vermekle iftihar duyuyorum" diyerek övünmeyi de ihmal etmiyordu.
Laik-anti-laik çatışmasında her iki partide siyasi rant toplamakta ve ikisi birbirine muhtaç hareket etmektedir. CHP olmasa, AKP'nin ampulü de sönecektir. Çünkü CHP, İslamı şekil olarak kullanan ama Hıristiyan ve Yahudi beyninden çıkmış projelere hizmetkârlık yapan AKP'yi İslamcı olarak suçlayıp, onun mağduru, mazlumu oynamasına ve dini değerleri istismar etmesine yol açmaktadır. CHP'nin bu siyaset anlayışı sürdüğü müddetçe AKP'nin varlığı da bu şekilde sürecektir.
"MHP, AKP'nin koltuk değneği oldu" demek için her şeyden önce Allah'tan korkmamak lazımdır.
MHP, ortaya koyduğu siyasi ilke ve prensipleri ile hareket ederek, kendi adımlarını belirlemektedir. Bu adımlardan ne AKP, ne CHP kendine göre yorum çıkarmamalıdır. Cumhurbaşkanlığı seçimleri de bu açıdan değerlendirilmelidir.
MHP, 22 Temmuz seçimlerine gelen ve ilk Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden aylar öncesinde, Abdullah Gül'ün adaylığa ismi dahi geçmezken, demokrasiyi işletme adına ne dediyse, hangi sözü verdiyse, onu yerine getirmiştir. Uzlaşma aramadan, kendi adayını dayatan AKP'nin ayıbını, kimse MHP'den sormaya kalkmamalıdır.
MHP'nin bu konudaki "siyasi ahlakını" kimse işbirlikçilik olarak değerlendirmemelidir. MHP'yi "niye CHP gibi davranmıyor" diye eleştirenlere acilen tavsiyemiz bir psikologa danışmalarıdır. MHP elbette CHP gibi davranmayacak, kendi siyasetini yapacaktır. Beyni "solak veya sakat" çalışanlar elbette MHP'yi anlayamayacaktır.
Gelelim MHP'nin başörtüsü yasağı konusunda, AKP'ye yapmış olduğu teklifinde, işbirlikçilik olarak değerlendirilmesine...
MHP, AKP'nin elinden, seçimlerde kullandığı, istismar ettiği malzemeleri almak için çok büyük bir hamle yapıyor ve bunu da kanunlar ve hukuk çerçevesinde öneriyor ve bu nasıl "AKP ile işbirlikçilik" oluyor, bunu anlamak mümkün değildir.
MHP'nin muhafazakâr kimlikten uzaklaştığını söyleyen, yağlı kemiklerle beslenen Kibar Feyzo bile, MHP'nin muhafazakâr kesimin en büyük sorunu olan "başörtüsü yasağı" konusunda somut çözüm önerisini AKP ile işbirlikçilik olarak değerlendiriyor... Mevzu MHP ve Dr. Devlet Bahçeli düşmanlığı olsun da, ne olursa olsun, komik ve aşağılık duruma düşmesinin hiç önemi yok...
MHP, milliyetçi ve muhafazakâr bir partidir ve inançlarının gereğini yerine getirmektedir. MHP inançlı insanların mağduriyetini kullanan AKP'nin önüne geçmeye çalışırken, AKP'nin işbirlikçisi olarak suçlanması art niyetliliktir.
Haçlı Cübbeli, Yahudi Cesaret Ödüllü AKP'yi İslamın savunucusu olarak göstermek asıl AKP'nin işbirlikçiliğini yapmaktır. Kendini solcu olarak tanımlayan ve MHP'yi de eleştiren yazarlar bunu sık sık yapmaktadırlar.
Son günlerde MHP'yi, AKP'nin "işbirlikçisi, koltuk değneği" olarak suçlayanlara MHP Lideri Dr. Devlet Bahçeli şöyle cevap veriyor ve soruyor:
"Bize bu eleştirileri yöneltenlere sormak gerekir: MHP, 301. maddeden Türklüğün çıkarılmasına muhalefet ederken, bölücülüğe karşı dururken, PKK ile mücadele ve Kuzey Irak politikasındaki yanlışları ortaya koyup tavır alırken, Kıbrıs politikasındaki hatalara karşı, AB'ye verilen tavizlere karşı dururken de mi, AKP'yle işbirliği yapıyordu? Bu eleştirileri yöneltenler MHP'nin bu konulardaki tavrını niye konu etmiyorlar?"
Edemezler, çünkü kimi yeminli MHP düşmanı olduğu için, kimi yağlı kemikler için, kiminin de takıntıları olduğu için MHP'nin onurlu, şerefli muhalefetini göremezler... Allah biliyor, yüce milletimizde bir an önce görsün, o Türk milliyetçilerine yeter...
Yıldıray Çiçek / Ortadoğu
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı